Otomotiv sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Otomotiv sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi

Obama yönetimi 2025 yakıt ekonomisi (CAFE Standardı) hedefini ilan etti. 54.5 mpg (100 Km'de 4,3 litre)

27 Temmuz 2011
ABD için Yeni CAFE (Corporate Average Fuel Economy Standard) resmileşti ve hırslı bir hedef. Başkan Obama daha önce 2016'da 35.5 mpg ( 100 Km'de 6,6 Litre) olan hedefin 2025 yılında 54,5 mpg (100 Km'de 4,3 litre) yükseltildiğini açıkladı.
CAFE Standardı nedir? Corporate Average Fuel Economy (CAFE) 8500 lbs (3855 Kg) ve altı otomobil ve hafif kamyon için getirilen ve herhangi bir yılda üreticinin ABD'de satış için üretimi yapılan araçlarının satış rakamları baz alınarak ağırlıklı ortalama yöntemiyle hesap edilen ve mpg (miles per galon) olarak ifade edilen yakıt ekonomisi hedef rakamlarıdır. Yakıt ekonomisi EPA (Environmental Protection Agency) tarafından belirlenen ölçme ve değerlendirme metodolojisine göre bir otomobilin bir galon (3,78 Litre) benzin (veya eşdeğeri miktar diğer yakıtlar) ile katettiği ortalama mesafe (mil cinsinden) olarak tanımlanmaktadır.

Yeni ve eskisine kıyasla daha yüksek yeni CAFE Standardı otomobil üreticilerinin muhalefeti ile karşılaştı. Otomobil üreticileri yeni standardın kaçınılmaz biçimde yeni araç satış fiyatlarında ciddi artışlara neden olacağını ileri sürdüler. Fakat basın toplantısında ( Detroit üçlüsünün CEO'ları ve ABD'de üretim yapan yabancı üreticilerin CEO'ları bu toplantıda hazır bulundu.) Obama tüketicinin 2025'te hedef gerçekleştiğinde daha az yakıt kullanımı nedeniyle tüketicinin araç başına 8000$ kazançlı çıkacağını söyledi.

Yeni standardt  ilk 5 yıl  otomobiller için %5, hafif kamyonlar için  %3,5 iyileşme; 2025'e kadar geri kalan yıllar için yılda %5 iyileşme hedefi getiriyor.

18 Eylül 2011 Pazar

Kötü sürüş alışkanlıkları yakıt ekonomisinde %45 azalmaya yol açabilir

Hybridcars sitesinden alınmıştır. Haberin orjinali için tıklayınız. Michigan Üniversitesi Ulaşım Araştırma Enstitüsü araştırmacılarına göre, lastik basıncından yol seçimine kadar bir dizi faktör  en yakıt verimli aracı dahi, yakıt canavarı haline sokabilir. EPA 30 mpg (100 Km'de 7,84 litre) onaylı bir araçın sahibi kötü çevre uyumlu sürüş uygulamaları ile, araştırmada kullanılan kontrol listesindeki hiç bir noktaya aldırış etmez ise yakıt kullanımının 17 mpg'a (100 Km'de 13,8 Litre) düştüğünü (2011 Landrover yakıt kullanım değeri) görebilir.

Raporun sahipleri Michael Sivak ve Brandon Schoettle kötü yakıt verimine yol açan alışkanlıkları üç ana kategoriye ayırıyor. Motor ayarları, lastik yuvarlanma direnci (sürtünmesi), lastik basıncı ve motor yağı kullanımı gibi stratejik faktörler; yol seçimi, uzunlamasına yol açısı profili (iniş çıkışlı yol) (road grade profile), trafik yoğunluğu ve yük ağırlığı gibi taktik faktörler; rolantide çalışma, araç hızı, sert kullanım ve sürüş kontrol (cruise control) ve klima kullanımı gibi işletim faktörleri. Bu faktörler arasında yol seçimi, araç hızı ve motor ayarları yakıt tüketimini en çok etkileyen faktörler.

Araştırmada ABD'de gerçek yakıt kullanım değerinin 17.4 mpg (100 Km'de 13,5 litre) olduğunu ve 1923'ten bu yana ancak 3,4 mpg (100 Km'de 2,2 litre) gibi çok az bir iyileştirme gösterdiğini ifade ediyorlar. geçen yıl CAFE * değeri 27,5 mpg  (100 Km'de 8,6 litre) idi. Fakat bu rakam EPA testleri sonucu belirlenen rakamdır. Sürücülerin uygulamaları sonucu oluşan gerçek rakam değildir. Sivak ve Schoettle'nın dikkati çektiği otomotiv ulaştırma verimliliğinin ataletine neden olan çok önemli diğer bir noktada 1960 yılından bu yana araç doluluğunun  (ortalama kişi sayısı) yüzde 30 azalmış olmasıdır. Buda sürüş ortalama enerji yoğunluğunu yüzde 30 yukarı çeken çok önemli bir faktördür.
*CAFE: Satış rakamlarına göre ağırlıklı ortalama yakıt ekonomisi değeri

4 Eylül 2011 Pazar

KPMG2011 araştırmasına göre otomotiv sektöründe gelecekteki iş modelleri farklı olabilir. OEM ve tedarikçilerin rolleri değişebilir

Otomotiv üreticileri teknolojik yenilikleri finanse edebilmek için stratejik ortaklar arıyorlar. Tedarikçiler halihazırda OEM kapsamında olan bazı montaj işlemlerini bünyelerine katmak için ürün iyileştirme ve yeni üretim teknolojilerine yoğun yatırım yapabilirler. Ancak anket sonuçları OEM'lerin güç aktarım sistemleri üretimi konusundaki hakim konumlarını önümüzdeki on sene devam ettireceklerini gösteriyor. Bu üstünlüğün elektrik motoru üretimi dönemine taşınıp taşınamayacağını zaman gösterecektir.
Ankete katılanların yarısı (%49) otomotiv endüstrisinin OEM'ler, tedarikçileri ve bayileri  arasındaki  karşılıklı ilişkilerin radikal ölçüde değişebileceği yepyeni bir modele evrilebileceğini düşünüyorlar. Olası yeni değer zinciri,  modül üreticileri, montaj yapanlar, araç üreticileri / araç tasarımcıları ve son olarak ulaşım hizmet tedarikçileri / araç temin şirketleri /  kent müteahitlerinin herhangi bir kombinasyonu olabilir. Otomotivcilerin güç aktarım sistemlerindeki hakim durumlarından vazgeçme temayülünün olmadığı anlaşılıyor. Hatta çoğu elekrik bataryası, elektrik motoru üretimi konularına giriyorlar. Ancak üç yıl öncesine kadar radar ekranında olmayan enerji şirketleri ve tedarikçilerin elektrikli araç üretiminde daha hakim roller almak istemeleriyle güç aktarım sistemleri üretimi konusunda dengeler tamamen değişebilir.
KPMG2011 araştırmasının türkçesine buradan ulaşabilirsiniz.



3 Eylül 2011 Cumartesi

KPGM2011 Otomotiv Sanayi Araştırmasına göre hibrit ve elektrikli araçlar hızla büyüyor, ancak toplam satışlar hala çok geride.

 
Tüketicinin daha ekonomik motor arzusundan hareketle otomotiv yöneticilerinin çok büyük bir kısmı (on kişiden sekizi) hibrid ve elektrikli araçların önümüzdeki beş yılda diğer araç kategorilerine kıyasla en yüksek artışı gerçekleştireceğine inanıyor. Bununla beraber bu dönemde toplam hibrit ve elektrikli satışları, araç güvenliği, güvenilirlik, araç konforu, imaj unsurları ve şüphesiz maliyet ile ilgili henüz çözümlenmeyen önemli konular nedeniyle, klasik içten yanmalı motorlu araçların oldukça gerisinde kalacak. Kısa dönemde hibrit üzerinde odaklanma var.

Araştırma sonuçları tüketicilerin SUV gibi tercih edilen araçlara bağlılıklarından vazgeçmede yavaş davrandıklarını gösteriyor. Çevrecileri karşılarına almalarına rağmen bu araçlar popülerliklerini sürdürüyor. Asya pasifikte SUV ve Lüks araç satışlarının özellikle Çin ve Hindistan da hızla artan orta sınıfın özlemlerini yansıtması nedeniyle diğer bölgeler kıyasla daha fazla artması bekleniyor. Araştırma sonuçları hala yüksek olmasına rağmen  temel ve giriş sınıfı araçlarına olan talep artışının 2010 yılına kıyasla yeni teknolojilere olan talep artışının gerisinde kaldığını gösteriyor. Bu sonuç gelişen pazarların çevreci ve verimli araçlar konusunda ciddi oldukalarını gösteriyor. Şaşırtıcı şekilde araştırma sonuçları LPG ve LNG araçlara yatırım opsiyonlarının ciddiye alınmadığını gösteriyor.

1 Eylül 2011 Perşembe

KPMG 2011 otomotiv sektörü araştırmasına göre tüketiciler araçta yakıt verimliliği ve güvenlik unsurlarını öne çıkarıyor.

Giderek artan petrol maliyetleri ve gelecekte tedarik ile ilgili endişelerden dolayı tüketiciler için yakıt verimliliği konusunun araç satın alırken göz önüne aldıkları en önemli faktör olması şaşırtıcı değildir. Katılımcılar yüzde 82 ile güvenlik konusunun tüketiciler için satın alma kararlarını etkileyen önemli bir faktör olduğu konusunda hemfikir.Yeni güç aktarım teknolojilerinin geliştiği ve kararsız özelliği haiz yeni alternatif yakıtların piyasaya sürüldüğü bir ortamda araç güvenliği ile ilgili yenilikler farklılaşma yaratmada kullanılan unsurlar haline gelebilir. Ankete Asya Pasifikten katılan yöneticiler güvenlik konusunun tüketici için tek ve en önemli unsur olduğu konusunda hemfikir. Bu da özellikle orta sınıfın hızla arttığı Çin ve Hindistan gibi pazarlarda araç satın alırken göz önüne alınan tek faktörün fiyat olmadığını gösteren önemli bir bulgudur.

KPMG 2011 Otomotiv sektörü Araştırmasına göre gelecekteki araç tasarımı kentsel planlama, çevre kısıtlamaları ve müşteri ihtiyaçları etkisinde olacak.

KPMG'nin 2011 Global Otomotiv Araştırmasına göre, araç tasarım ve mühendisliği giderek off-road, şehir, eğlence veya tatil gibi spesifik amaçlı kullanımların etkisinde kalacak. Giderek artan çevresel kısıtlamalar ve kentsel planlama ile her zamankinden daha fazla cadde ve sokağın araç trafiğine kapatılması  sonucu enerji tasarrufu sağlayan araçların satışlarının artması bekleniyor. Araç paylaşım uygulamalarının potansiyel bir çözüm oluşturmasına rağmen, bu tür mobilite çözümleri kentsel alanlarda henüz geniş ölçekte benimsenmiş değil. Ankete katılanların yaklaşık dörtte üçü araba modellerinin  amaçlarına göre-off-road, şehirler arası sürüş, şehir içi ulaşım veya eğlence-tanımlanması gerekeceğini hissediyor. Bu durum markalaşma ve pazarlama konuları yanısıra  araç mülkiyet konusunu da etkileyecektir. Çoğu insan için farklı her bir durumda bir araç sahibi olunması pratik bir yaklaşım değildir. Bu nedenle bu konunun araç paylaşım uygulamalarının yaygınlaşması veya diğer entegre çoklu platform mobilite çözümleri ile karşılanması gerekecektir.

Otomotiv Sanayi / KPMG'nin 12. yıllık Küresel Otomotiv Yöneticileri Araştırması yayınlandı.

Her yıl tekrarlanan bu araştırmada otomotiv sektörününün mevcut durumu değerlendiriliyor ve gelecek yıllarda stratejiyi biçimlendirecek konular irdeleniyor. Araştırma dünyanın önde gelen OEM şirketleri, tedarikçiler ve bayilerde çalışan yöneticilerle mülakatlar yapılarak hazırlandı.Otomotiv ve otomotiv yan sanayi derneklerinin bu araştırmayı üyelerine ulaştırmalarının faydalı olacağını düşünüyoruz. Takip eden haberlerimizde araştırmadan çıkan ilginç sonuçları ziyaretçilerimize yansıtacağız. Raporun indirmek  için tıklayınız.